İnsan

Kadınlar olarak ne tuhafız bazen. Bir kadın düşünün, kocaman bir kumsala yolu düşse, denize, kum tanelerine, ayağını okşayan sakin dalgalara, neşeli çocuk seslerine bakıp anın tadını çıkaracağına, tutar diğer kadınlara odaklanır. Kendini, içini bilmediği bir kadının dışıyla( fiziğiyle) kıyaslarken bulur, “mutsuz” olur. Bunu kaldırmak kolay değildir, zira bu mutsuzluk hissi, değersizliğine olan inancından...
Sevdiğiniz biri mesajınıza hemen geri dönmezse, geçen zaman zarfında durup durup telefona bakar mısınız? Peki, süre uzarsa kaygılanır mısınız? Bazen abartılı ve aslında mantıksız yoğunluktaki kötü duyguları neden hissediyoruz? Sevdiğiniz biri çevrimiçi olduğu halde sizin mesajınıza geri dönmezse öfkelendiğiniz, korktuğunuz, o geri dönene kadar sanki dünyanın sonuymuş gibi hiç bir işe konsantre...
Kimileri söyleyemedikleriyle yaşar. Birikir içinde ve bir çığ misali büyür. Özellikle geceleri yatağa uyumak için geçtiğinde hücum eder söyleyemedikleri. Uyutmaz saatlerce. Sürekli düşünceler içindedir. Gerçekte yaşadığı bir dünya varken, bir de sonradan tekrarlarla üzerinden geçilen düşünce dünyası vardır.   Neden böyle dedi? Neden böyle yaptı? Benimle ilgili nasıl böyle düşünebilir? Ben ona ne yaptım ki? Üstelik ben...
Ross Jessop ismindeki şerif, kayıp bir çocuğu bulmak için Montana dağlarına yollandığında kendisini en kötüsüne hazırlamıştı.   Polisler, bebeği altı saattir arıyorlardı. Üstelik hava oldukça soğuktu ve bebeğin hayatta olma ihtimali çok düşüktü.   Aramaya devam ederken ileriden bebek sesi geldiğini farkettiler.   Bebek, toprağa vücudunun yarısı girecek şekilde gömülüydü.   Aktarılanlara göre bebek vücudunun yarısı toprağa gömülü...
Çoğu evde yer alan şu durumu düşünün: İşten eve dönen adam anahtarla kapıyı açar. İçeri girdikten sonra kapıyı kapatır ve ayakkabısını çıkartarak terliklerini giyer. Mutfaktaki eşi akşam yemeğini hazırlamaktadır. İçeri giren adam mutfaktaki sesleri duyar, mutfaktaki eş de kapının açılışını ve kapanışını duyar. Birbirlerine hiçbir şey söylemezler.   İletişim başladı mı? İki insan birbirinin farkına varınca...
Bir Pazar sabahı tek başıma çıktım bahçeye. Bazılarının tomurcukları sürmüş bazılarıysa çiçek açmıştı. Küçük bir erik ağacından bir dal kopardım. Bu bembeyaz çiçekli dalı anneme vermek istiyordum.   Tam bizim evin arka bahçe kapısına yaklaşırken Gedikli Anne’yle karşılaştım. Saçlarımı okşayarak,   -Annene çiçek mi kopardın? diye sordu.   -Evet Gedikli Anne! dedim.   -Say bakayım üstünde kaç çiçek...
Her zaman sana kulp bulacaklar olacaktır. Her zaman memnun etmek gereken biri çıkacaktır. Her zaman seni beğenmediğini düşündüğün bir kişi olacaktır. Her zaman eleştirilere maruz kalacaksın. Her zaman verdiğine yetinmeyen olacaktır. Her zaman senden şikâyet eden çıkacaktır. Her zaman suçlanacaksındır. Her zaman severken sevilmediğin, sevmezken sevildiğin anlar olacaktır. Her zaman seni aşağı çekmek isteyenler olacaktır. Her zaman sana engel...
Şehir yaşamından kaçış sürüyor. Birkaç yıl önce İstanbul’dan Bodrum’a göçen Özlem Tekin, oradan da ayrılıp Milas’ın bir köyüne yerleşti. Bodrum'a yerleşen rock şarkıcıcı Özlem Tekin'in yeni hayatı objektiflere yansıdı. Tekin yaşamıyla ilgili, "Teknoloji yok, beş köpeğim, bir at ve eşeğim var" ifadelerini kullandı.   46 yaşındaki Tekin, aldığı 17 dönüm arazi üzerine yaptırdığı...
Eğer bir kadınsan ve bir erkekten hoşlanıyor ve onun bir şeyler paylaşmak istiyorsan ama o erkek geçmiş kırgınlıklarını atlatamamış ve şimdi sana yakınlaşmakta ve güven duymakta sorun yaşıyor ve bütün kadınlar aynı diyorsa, bunun senin için ne kadar incitici olduğunu düşün.   Sen henüz yapmadığın ve geçmişte de yapmadığın şeyler için sorumlu...
Başkaları için yaşamak yerine kendiniz için yaşayın. Aksi takdirde kendi istediklerinizi değil, başkalarının istediklerini yapmış olursunuz.   Yapacaklarınızı iyi planlayın. Mutluluk için endişelenmeyin. Eğer eylemleriniz doğru planlanmışsa, mutluluk peşinizden gelecektir.   İnsanlar hayatlarından birbirlerini atmazlar. Sadece bir kısmı daha hızı ilerlerken bazıları onlara yetişemezler.   Olgunlaşmış veya olgunlaşmamış insanlar bilgisiz değildir. Tüm...
Açık havada vakit geçirdiğimiz zaman, su savaşıyla bir birimizi ıslatıp, elimizde sopalarla gezdiğimiz zaman, kelebeklerin peşinden koşup, bir ağacın gölgesinde huzur bulduğumuz zaman vicdani olarak daha rahat, daha huzurluyum... Hiç bir çocuğun adına AVM dediğimiz, çeşitli kurslar dediğimiz, restoran, kafe dediğimiz dört duvar arasında sıkışmış kalmış çocukluk yaşamasını istemiyorum. Bilgisayar oyunlarının, kuş...
Daha Demir doğmadan, hatta ben anne olmayı düşünmediğim zamanlarda, biz yeni evliyken, başımızda kavak yelleri eserken günlerden bir gündü işte. Şimdi adını veremeyeceğim bir arkadaşımız yağmurdan sonra çocuğu parka gitmek istiyor diye elinde bezlerle gidip parktaki salıncak, kaydırak ne varsa silmişti.   Ben de “olur mu canım öyle şey. Çocuk isteklerini ertelemeyi...
Sayfa başına git