Hikayeler

Adamın biri anlatıyor. Ben lokantada oturmuşken telefonla konuşan bir adam birden sevinç çığlıkları atmaya başladı. Konuşmasını bitirdikten sonra garsona: -Burada olanlara hepsine benden pilav üstü kebap ver! 18 yıl aradan baba olacağım! Bir kaç gün sonra aynı adamı sinemaya giderken elinde 3-4 yaşında bir çocukla bilet kuyruğunda gördüm. Çocuk ona baba diyordu. Adamın...
Bir zamanlar, birbirine bitişik iki çiftlikte yasayan iki erkek kardeş vardı. Günlerden bir gün bu iki kardeş arasında bir anlaşmazlık baş gösterdi. İki kardeş arasında o zamana değin ilk kez görülen anlaşmazlık, giderek büyüdü ve kardeşler arasında ayrılığa neden oldu. İki kardeş, birbirlerine yalnızca küsmekle kalmadılar, yıllardır ortaklaşa kullandıkları tarım makinelerine...
Adam akşamleyin iş çıkışı eve geldiğinde evin bahçesinin karmakarışık olduğunu görmüş. 3 çocuk da bahçede çamurlar içinde oynuyormuş. Boş yemek kutuları ve içecekler etrafa saçılmış. Karısının arabası garaj kapısının önünde, bir kapısı açık ve yamuk halde park eder durumdaymış.   Evin içine girdiğinde durum daha vahim şekle dönüşmüş. Girişteki halının bir kenarı kıvrılmış, havaya kalkmış...
Çocuklar gerçekten muhteşem varlıklardır. Çocuk yetiştiren anne babaların dikkat etmesi gereken o kadar çok şey varki. Özellikle çocuğunuzun ahlaklı ve gerçekten iyi bir insan olmasını sağlayın. İyi ve ahlaklı çocuklardan büyüyüncede kimseye zarar gelmez. Bazı hikayeler diğerlerine oranla çok daha etkileyici. Basit gibi görünseler de hepimize harika dersler veriyorlar.   Hikâye sıradan başlıyor....
Güzel bir vadinin kenarındaki yemyeşil bir köyde, yüzünde güneşin ve gülümsemenin derin izlerini taşıyan, çok çalışkan bir köylü adam yaşarmış.   Temiz kalbi ve bilge ruhuyla çok sevilen bu adam, zamanla yaşlılıktan çalışamayacak hale gelmiş.   Eşini de kaybedince, yaşamının kalan son yıllarını geçirmek üzere, oğlunun ve gelininin yanına sığınmış.   Gelini çok huysuz bir kadınmış.   Herkesle...
Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı. Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu. Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti. Üzerinde “Babama” yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu: -Sevgili baba; Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve...
Evleneli 12 yıl olmuştu. Çocuk sahibi olamamıştık.   Tedavi için gittiğimiz doktorların hemen hepsi aşağı yukarı aynı şeyleri söylemişlerdi.   Bu gerçekleri duymak eşim için de benim için de her seferinde yıkım oluyordu. “Çocuk sahibi olabilmeniz imkansız görünüyor”   Bu kelimelerin her tekrarlanışı umudumuzu iyice yitirmemize neden olmuştu.   -Neden evlatlık edinmiyoruz? dedim eşime -Sahipsiz onca çocuk varken…   Belki de...
Evliliklerinin ilk gününde kadın ve kocası kapıyı kimseye açmamaya karar verip anlaştılar. İlk olarak o gün damadın anne ve babası evli çiftleri görmeye geldi, kapının hemen ardındaydılar. Kadın ve kocası birbirlerine baktılar, adam kapıyı açmak istedi ama eşi ile yaptığı anlaşma gereği kapıyı açmadı, böylece anne babası daha fazla beklemeyip gittiler. Aynı gün...
Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git,...
80'ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen 45 yaşında ve saygın bir işi olan- oğlu salonda oturuyorlardı. Hal-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sohbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti.   O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Yaşlı baba kargaya gülümseyerek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: -   Bu ne oğlum?     Oğlu...
Delikanlı babası ile tartışmış ve evi terk etmişti. Buna çok öfkelenen baba, evde onun adı bile anılmayacak diye yasak koymuştu. Bir sebepten dolayı babası ile tartışan çocuk evini terk etmişti. Anne her gece evi terk eden oğlunun yatağına oturup yastığını koklayarak uyuyordu.   “Oğlumu özledim, ne olur gidip arayalım, bulup getirelim” dese de, baba...
Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi ise oldukça yakışıklı bir deniz subayı idi. Bundan bir kaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç kadın ve bir daha asla göremeyecekti. Kocası ameliyattan sonra bu acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermişti.“Bütün varlığı ile hanımına...
Sayfa başına git