İçimizde ki mağdur ve incinmiş çocuğu fark edip, onu öfkeli tarafımızda korumak yerine sağlıklı tarafımızda iyileştirmeliyiz.

İçimizde ki mağdur ve incinmiş çocuğu fark edip, onu öfkeli tarafımızda korumak yerine sağlıklı tarafımızda iyileştirmeliyiz.
11 Ağustos 2018 tarihinde eklendi

Başkasının acısından haz alanlar vardır. Başkasının acısını gördükçe kendi yaralarını unutanlar vardır. Başkasına acı çektirerek kendi acısını gömmeye ve gizlemeye çalışanlar vardır.

 

Canı acıdıkça can yakarak kendini yatıştıranlar vardır. Kendi acılarıyla baş etmeyi bilmeyenlerdir bunlar. Kendilerine acıyı yakıştırmayan ve acısının önüne öfke perdesi çekerler.

 

Öfke incinmiş ve kırılmış küçük bir çocuğun korunmasına yardımcı olur. Karşı atağa geçmek kendini korumak için bildiği tek yoldur.

Kendini hep mağdur gibi hisseder ve başkasını mağdur ederek kendini toparlar. Üstünlük ve güç onda olsun ister.

 

Öfkenin arkasında ki incinmişliği fark etmez, sadece görünür olan öfkesidir. Öfkenin kaynağını anladığında ve bunu yönetmeyi bildiğinde iyi olacaktır. Ama genelde bunu kendi başına keşfetmesi zordur. Keşfetse bile kendini yatıştırmasını bilmez.

Öfke ile saldırır etrafa. Başkalarını zor durumda bırakacak şekilde davranır. Şaşırtmak ve çaresiz bırakmak onu korur.

Kendini korurken başkasına çok zarar verir.

 

Bu zalimliğinin arkasında mağduriyeti gizlenir. Bir zalimin doğuşu mağdur oluşuyla başlar. Çocuklukta kendisine yapılmış olanı yapar. Ama bugün başkalarından çıkar acısı. Zalim; mağdur bilincinden kurtulduğunda zalimlikten vazgeçecektir.

İçimizde ki mağdur ve incinmiş çocuğu fark edip, onu öfkeli tarafımızda korumak yerine sağlıklı tarafımızda iyileştirmeliyiz.

Bunu yapabildiğimizde başkalarının acılarına da duyarlı ve empatik olabiliriz.

 

Ziya Ünlütürk

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: