ÇOCUĞUNUZ BİR KİŞİ İLE İLETİŞİMDEYKEN MÜDAHALE EDİYOR MUSUNUZ?

ÇOCUĞUNUZ BİR KİŞİ İLE İLETİŞİMDEYKEN MÜDAHALE EDİYOR MUSUNUZ?
14 Temmuz 2018 tarihinde eklendi

Çocukların yaşamına baktığımız zaman bir ünlü gibi pek çok insanın olumlu ve olumsuz tüm dikkatinin çocuğun üzerinde olduğunu fark edersiniz. İşte bu durum bir çocuk için zorlayıcı, baskılayıcı ve istila edici bir durumdur.

Bu nedenle bu hafta sizlere çocuğunuzun iletişim becerilerinde yaptığımız bir hayatı sizlerle paylaşmak istedim.

 

ÇOCUKLAR EKSİKLİK İLE ANCAK KENDİLERİNİ GELİŞTİREBİLİR…

Ebeveyn olarak çocukların tüm eksiklerini tamamlamaya çalışırken gelişimde asıl önemli olan bir noktanın farkına varamıyoruz. Bir çocuğun öncelikle ses çıkarabilmesi için iletişim ihtiyacının farkına varması gerekir.

Çocuğun kendini ifade etme becerisinin (dil gelişiminin) gelişmesi için onu hevesle dinleyen bir dinleyiciye ihtiyaç duyar. Bu nedenle çocuğun yaşamında var olan her noksan bir gelişimin ön koşulu olduğunun farkına varmalıyız. Bir bebeğin yürüme ile bağımsızlığa kavuşması için tırmanmaya, emeklemeye ihtiyacı varsa, konuşabilmesi için hevese ve iyi bir dinleyiciye ihtiyacı vardır.

Çocuğunuzun yaşamındaki her noksan ya da eksikliği tamamlamaya meyilli olduğumuzu düşündüğümüzde çocuğun hayatında var olan öğrenme fırsatlarını biz yetişkinler farkına varmadan yok ediyoruz.

Bu nedenle çocuğunuzun yaşadığı doğal yetersizlik halini bir yetişkinin kabullenmesi çocuğun gelişiminin bir parçasıdır. Çocuğunuz bir kişi ile iletişimdeyken onun hissetmesi gereken eksikliği elinden aldığınız sürece ilişki kurmayı ve iletişim ihtiyacının farkında olmayan bir birey yetiştirirsiniz.

 

ÇOCUĞUNUZLA BİRİSİ KONUŞURKEN, ÇOCUĞUNUZ ANLAMIYOR DİYE SÖYLENİLENİ TEKRAR ETMEYİN!

Çocukların kendilerini tanıdığı ya da tanımadığı insanlara karşı ifade etmesini, sağlıklı iletişime geçmesini istiyorsunuz değil mi?

Her ebeveyn çocuğunun kendini iyi bir şekilde ifade etmesini, düzgün konuşmasını, kolay iletişime geçmesini bekler

. Bu beklentiyi çocuklardan isterken biz yetişkinler çocuğa nasıl bir tutum içerisindeyiz?

Bir tanıdığınız geliyor ve çocuğunuza laf atıyor, onunla sohbet ediyor. Bu sohbetin içine 3. Kişi olarak dâhil oluyorsunuz değil mi?

Çocuğa söylenen hangi cümleyse ortamdaki herkes tarafından tekrar ediliyor.

Bu durum çocuğun yaş dönemine göre farklı tepkiler vermesine sebep olurken aynı zamanda çocuğun bir başkasıyla ilişki kurmasına engel oluyor.

 

 SEN ANLAMAZSIN!

Bu cümle bir çocuğu becerisini, zekâsını küçümserken çocuklar Aslında ebeveyn olarak çocuğunuza cümleleri tekrar ettiğiniz sürece verdiğiniz mesaj “sen anlamazsın” oluyor.

Çocukların hayatında verdiğimiz gizli mesajların çocuğu olumlu ya da olumsuz etkilediğini göz ardı edilmemelidir.

“Sen anlamasın” “Duymadıysan tekrar edeyim” “Çocuğum sizi yabancılar, ben söylediğinizi tekrar edeyim” v.b. birçok farklı düşünce kalıbı ile alışkanlığa dönüştürülen çocuğa müdahale hali günlük yaşantının bir parçası olsa bile sürekli olarak çocuğun ilişki deneyimlerinin olumsuz sonuçlanmasına sebep olur.

Bu nedenle müdahaleler olmadan bir yakını, akranı ya da bir yabancı ile çocuğun 3. kişi dahil olmadan iletişimde olması çocuğun hayatın içine katılması, kendini ifade edebilmesi, kendi yetersizliği varsa bu yetersizlikle baş edip çözüm bulması için çocuğun deneyimlemesi gereken bir gerekliliktir.

 

 BİR ÇOCUĞUN KENDİNİ İFADE ETMESİNİ İSTİYORSANIZ ÖNCE ONU TAMAMLAMAMAYI ÖĞRENİN!

Son yıllarda yaşanılan olumsuz olaylarla birlikte çocuk mahremiyeti önem kazanmış olsa da bir çocuğun dünyaya geldiği andan itibaren beden algısı, kişisel alanını koruma bilinci, mahremiyet algısının gelişimi ebeveyn tutumları ile şekil alır.

Mahremiyet eğitimi sadece çocuğun bir yabancıya hayır demeyi öğrenmesi ile son bulmaz. Çocuğun ev içinde kişisel hakları, alanı ve isteklerine, seçimlerine saygı ile başlar.

Bu nedenle çocuğun bir yabancı ya da tanıdığı ile iletişimde çocuğun tüm eksikliğini tamamlamaya çalışan bir ebeveyn olarak müdahalelerini çocuğun istediği veya istemediği bir durumu ifade edememesine sebep olurken, çocuğa sunulan eksiksiz bir ortam, sürdürülemeyen iletişim denemeleri ile ebeveynin onayına, fikirlerine ve becerisine bağımlı bir ilişki sistemi oluşturur.

 

İLİŞKİ HER ZAMAN İKİ KİŞİLİKTİR. ÇOCUKLARINIZIN İLİŞKİ KURMASINA FIRSAT VERİN!

Bir masada iki kişi oturuyorsanız orada iki kişilik bir ilişki vardır.

Çift olarak algılanırsınız eğer bir kişi daha o masaya oturursa o masa bir gruba dönüşür. İletişim bir grup içinde başka iki kişilik ilişkilerdeyse bambaşkadır. Bir çocuğun ilişki kurabilmesi için ebeveyn her koşulda çocuğa destek olmak amacıyla müdahale ettiği her ilişki denemesinde farkına varmadan ilişkiyi bozan bir 3. halini alıyor.

Farkına varmamız gereken ilişkilerin her zaman iki kişilik olması gerektiğidir. Çocuğun bir akranı, arkadaşı, büyük bir çocukla kurduğu ya da tanıdığı bir yetişkinle kurduğu ilişkide kendini olumlu ya da olumsuz ifade edebilmesi için fırsat verilmelidir.

 

MAHREMİYET EĞİTİMİ İÇİN ÇOCUĞUN ÖNCE KENDİNİ İFADE ETMESİNE SONRA KENDİNİ KORUMASINA MÜSAADE EDİN!

Bir bebek bile 0-1 yaş, en aciz ve yetersiz olduğu dönemde rahatsız olduğu bir kucaktan inmek için ağlamaya başlar. Çocukların kendilerini korumayacağını, kendilerini ifade edemeyeceğine dair yanlış bir inanışımız var.

Hâlbuki bebeğin ya da çocuğun bir başkasıyla kurduğu ilişkide çocuğun kendini ifade edebileceği kadar sabırlı davranıp tepkisiz kalmaya başarabilen bir ebeveyn, çocuğun ite kaka, bağırarak ya da susarak, kendini öne çıkartarak ya da geri adım atarak çocuğun kendini koruduğunu fark eder. Çocuklara hayır kelimesini 5 yaşında öğretmek yerine kendi hayatlarında bizlere verdikleri olumlu ya da olumsuz iletişim sinyallerini algılayabilsek, çocukların kendilerini ufak tefek sıyrıklarla, hatalarla ifade ettiklerini fark edeceğiz.

Özetle; bir çocuğun kendini ifade edebilmeyi, rahatsız olduğu bir ortamdan kendini geri çekebilmesini öğrenmesi için, birine korkmadan “bana dokunma” diyebilmesi için, toplumsal kurallara uymadığında hatalı davrandığını algılayabilmesi ve olumsuz davranışı düzeltebilmesi için kurduğu ilişkilere müdahale etmeyen bir ebeveyne ihtiyacı vardır.

Gelişim sadece çocuklara mahsus değil bir çocuğun büyümesi bir ebeveynin de olgunluk sürecidir.

 

Pedagog Gözde ERDOĞAN

Hürriyet Aile

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: