Aileler neden çocuğuna müdahale etmemeli?

Aileler neden çocuğuna müdahale etmemeli?
7 Temmuz 2018 tarihinde eklendi

ÇOK sevinçlisiniz, çünkü çocuğunuzun sahnede performansını izleyeceksiniz.

 

Sizin orada bulunarak onu desteklemeniz ve o anı paylaşmanız çok kıymetli. Ama o da ne? Çocuğunuz size bakınca heyecandan ne yapacağını şaşırıyor ve sahnede tökezliyor.

 

Sebebini merak ediyorsunuz.

 

Ama sonra keşfediyorsunuz ki çocuğunuz, siz orada olduğunuz için kaygılanmış ve kötü performans sergilemiş. Aynı etki ise başka çocuklarda olmamış.

 

Neden bazı aileler çocuklarını izleyince çocuğun performansı artarken, bazı çocukların performansı düşüyor?

 

YARGILAYAN AİLE

 

Çocuklarını sürekli yargılayan ve eleştiren aileler, çocuklarının performanslarını izledikleri zaman, çocuk ‘olumsuz’ etkileniyor.

 

Çocuk yargılanmak ve eleştirilmekten korkunca, hata yapmaktan da korkuyor. Dolayısıyla kaygılanıyor. Kaygı da kötü bir performans göstermesine sebebiyet veriyor.

 

Ama yargılamayan aileler çocuklarının performansını izlediği zaman, çocuk ailesini yanında hissediyor. Bu his de çocuk üzerinde ‘olumlu’ etki yapıyor. Kısacası, müdahale arttıkça, kaygı artar.

 

Peki aileler neden çocuklarını yargılar?

 

DURUMSAL YARGILAMA

 

Bu sorunun iki yanıtı var. Birincisi durumla ilgili, ikincisi ise aileyle.

 

Bir araştırmada 6 yaşındaki çocuklar, aileleriyle beraber bir odaya alınıyor. İki çocuk eşleştiriliyor ama eşleştirmeden önce çocuklar ailelerinin yanında anket dolduruyor.

 

Araştırmacılar, bir gruba (yargı grubu), “Diğer çocuk, bu anket sonuçlarını okuyacak ve ona göre çocuğunuzu sevip sevmediğine karar verecek” diyor.

 

Diğer gruba (bilgi grubu) anket doldurtuluyor ama sadece ‘bilgi amaçlı’ deniliyor.

 

Yargı grubundaki çocuklar anketi aileleriyle doldururken, bazı ebeveynler sürekli müdahale ediyor ve hatta bazıları da çocuğu ‘sevilsin’ diye anketi kendi dolduruyor. Ama bilgi grubundakiler müdahale etmiyor veya çok az müdahale ediyor.

 

Yani, aileler ortada bir ‘kabul’ veya ‘yargılama’ durumu varsa daha çok müdahaleci oluyor.

 

Bir de ‘durumlardan’ bağımsız olarak, bazı aileler çocuklarını sürekli yargılıyor.

 

Daha önce yazdığım gibi, kendindeki boşlukları çocuğuyla doldurmaya çalışan aileler, çocuklar kendilerini en iyi şekilde temsil etsin istiyor. Bundan dolayı da çocuğunu şekillendirmeye çalışıyor ve yargılıyor.

 

Şimdi asıl konumuza gelelim.

 

Varkey Vakfı, 29 ülkeden 27 bin aile ile görüşerek bir araştırma yaptı.

 

Araştırma sonucunda ortaya çıktı ki çocukların ödevlerine yardımcı olmada Türkiye üçüncü sırada. Türk ailesi haftada 9 saat çocuklarının ödevlerine yardımcı oluyor.

 

 

AİLELER ÖDEVLERE KAÇ SAAT YARDIM EDİYOR

 

Aileler neden çocuğuna müdahale etmemeli

 

Gözlemlerimden biliyorum ki bazı aileler çocukların ödevlerini bizzat kendisi yapıyor.

 

Acaba neden bizim aileler çocuklarının ödevlerine bu kadar yardımcı oluyor?

 

MÜDAHALECİ AİLE

 

 

Bu sorunun yanıtı, yukarıda bahsettiğim iki sebeple ilişkili.

 

Bir tanesi bizim okul sistemimizin çarpıklığı ile ilgili.

 

Zaten listeye bakınca görüyoruz ki birkaç istisna dışında eğitim sistemi zayıf olan ülkelerde, aileler çocuklarının ödevlerine daha çok yardımcı oluyor.

 

Bizde ödev çoğu zaman ‘öğrenme’ değil, ‘kontrol’ aracı olarak görülüyor.

 

Çocuğun ödevle ne kadar öğrendiğine değil, çocuğun ödevi yapıp yapmadığına bakılıyor. Yani ödev, okullarda bir yargılama ve kontrol aracı olarak kullanılıyor. Bu yargılama ortamı da yukarıdaki araştırmanın gösterdiği gibi ailelerin çocuklarının ödevlerine yardım için veya yardım kisvesi altında müdahale etmesine sebebiyet veriyor. Aile, çocuk okulda ödevden dolayı yargılanıp sınıf içinde rezil olsun istemiyor. Çocuğunu utançtan kurtarmaya çalışıyor.

 

İkinci sebep de aileyle ilgili.

 

Çocuğunun kendisini ‘temsil ettiğini’ düşünen aileler, sadece ödev konusunda değil, her konuda çocuğuna müdahale ediyor. Çocuk başarılı olsun ve kendisini en iyi şekilde temsil etsin istiyor.

 

Çocuğunun başarısızlığını kendi başarısızlığı olarak görüyor.

 

Bundan dolayı da çocuğunun ödevine müdahale ediyor.

 

NE YAPILMALI?

 

Bunun da iki çözümü var. Okullarda ödevleri ‘yargılama’ veya ‘kontrol’ aracı olarak değil, ‘öğrenme’ aracı olarak görmeliyiz. Okullardaki yargı ortamı kalkınca, ailelerin çocuklara müdahalesi azalacaktır.

 

İkinci olarak da müdahaleci ailelerin farkındalık kazanması gerekir. Sürekli çocuğuna müdahale eden aileler, çocuklarının sorumluluk almasını engeller. Dahası, çocuğa “Sen sorunlarla tek başına müdahale edemezsin” mesajı verir. Çocukta güçsüzlük inancı başlar.

 

Peki ödevlere hiç mi yardımcı olunmamalı?

 

ÖDEVLERE YARDIM

 

İlk olarak aileler, ödevleri öğrenme aracı olarak görmeye başlamalı. Örneğin, “Ödevin var mı?” veya “Ödevini yaptın mı?” sorusu yerine, “Bu ödevle ne öğreniyorsun?” veya “Öğrenmek istediğin konuyu/yanıtını aradığın soruyu, daha iyi nasıl öğrenebilirsin?” sorularını sormalı.

 

Bu öğrenme sürecinde, çocuk talep ederse aile yardımcı olabilir. Aslında bu durumda aile çocukla beraber öğrenme sürecine girer. Bir öğrenme yoldaşı olur. Ama birçok veli diyor ki “Ben müdahale etmezsem ödevini yapmıyor?” Burada daha derin bir sorun vardır. Çocukta öğrenme motivasyonu oluşmamıştır. Okulla işbirliği yapılmalıdır.

 

Kısacası ödevi bir öğrenme aracı ve çocuğun sorumluluğu olarak görmeliyiz. Bu durumda müdahale etmemeliyiz. Ama öğrenme sürecinde çocuk zorlanıp yardım talep ederse o zaman beraber öğrenme sürecine girerek yardımcı olabiliriz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: