Bu bir kınadığını yaşamadan ölmezsin hikayesidir!

Bu bir kınadığını yaşamadan ölmezsin hikayesidir!
26 Haziran 2018 tarihinde eklendi

Daha Demir doğmadan, hatta ben anne olmayı düşünmediğim zamanlarda, biz yeni evliyken, başımızda kavak yelleri eserken günlerden bir gündü işte. Şimdi adını veremeyeceğim bir arkadaşımız yağmurdan sonra çocuğu parka gitmek istiyor diye elinde bezlerle gidip parktaki salıncak, kaydırak ne varsa silmişti.

 

Ben de “olur mu canım öyle şey. Çocuk isteklerini ertelemeyi öğrenecek. Yağmur yağmış, salıncaklar ıslak, kuruyunca gideriz dendiğinde, çocuk istekleri için beklemesi gerektiğini anlayacak” gibi hebele hübele bir sürü laf etmiştim.

Velhasıl o gün geldi çattı.

Anneliğimin beşinci yılında günlerden bir gün bizim oğlan evde sıkıldı. İlla televizyon, telefon istiyor ama o gün yeterince izledi. “O zaman kapalı kaydıraklara gidelim” dedi. İyi fikir dedim ama geceden yağan yağmurun kaydıraklarda birikmiş olabileceğini tahmin edemedim!

Arabadan bezi aldım kaydıraklara birikmiş suları sildim.

Veee arkadan eşimin fotograf çekerken “ne oldu isteklerini erteleme meselesi” diye gevrek gevrek güldüğünü gördüm!

“Ama yağmur bugün yağmadı, hava güneşli kurudur sanmıştım” diye bir şeyler gevelesem de olmadı, olmayınca bezi eşime verdim bari o silsin

Akademisyen Anne

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: