Çocuklara özgüven konusunda düşündüklerim…

Çocuklara özgüven konusunda düşündüklerim…
22 Haziran 2018 tarihinde eklendi

Çocukken babaannemin bana diktiği yuvarlak bir minderim vardı.

Her yere yanımda taşırdım, tarlaya ot toplamaya giderken bile altıma o minderi götürdüğümü hatırlıyorum.

Tahtımla geziyormuşum bir çeşit

Sofraya oturacağımız zaman dedem yere o minderi koyardı.

Yanına. Sonra ıslık çalardı. Bir göz işaretiyle yanını gösterirdi.

Misafir gelince kadınlara ayrı, erkeklere ayrı sofra kurulurdu evde. O zaman da yanına, minderin üstüne oturturdu.

Bu şu demek; “Şermin seni gördüm, önemsedim, yanımda sana yer verdim, altına da minder koyduk, iyi mi?”

Bilhassa misafir yanında beni adam yerine koyup başköşeye oturttuğu zamanları çok net hatırlıyorum.

Bu önemli. Bu modeli kendi çocuklarıma elimden geldiğince uygulamaya çalışıyorum.

Dün söyleşide “Özgüven konusunda ne düşünüyorsunuz?” diye sordular. Özgüven konusunda bunu düşünüyorum.

O minderin üstünde atılmış özgüvenim.

Şimdi çocuklarıma “yavrum bunu senin için yaptım” demeye; gel yanıma otur demeye, yaptığı iyi işleri abartmadan anlatmaya, onun bana verdiği küçük bir çiçeği önemseyip saklamaya, yaptığı resmi duvara asmaya, kitabıma ayraç yapmaya gayret ediyorum.

Anlattıklarını dinliyorum, isteklerini önemsiyorum. “Arkadaşlarımla bahçede piknik yapmalım dedik, sen halleder misin”, diye altı kişi kapıya dayandıklarında; “nasıl bir piknik olsun; kek-limonata-meyve uygun mu?” diye soruyorum.

Aksi de mümkün oysa.

“Aaaaa dünyanın işi var len başıma, ne pikniiiymiş o, herkes evde yesin yemeğini” de diyebilirim. Diyebilir miyim acaba?

Diyemem.

Çünkü benden yüz buluyor patatesler.

Oyuncu Anne

Şermin YAŞAR

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: