İnsan zor bir dönemden geçse, doğaya sığınmak ister

İnsan zor bir dönemden geçse, doğaya sığınmak ister
27 Mayıs 2018 tarihinde eklendi

Maria Montessori, “Atını hızlı koşturmak için kimileri şeker verir, kimileri kamçı vurur…

Ancak ne kadar kamçılanırsa kamçılansın hiçbir at doğada özgür koşan atı geçemez” diyerek doğanın özgürleştirici yanından bahsetmektedir.

Öyle ya ne zaman insan zor bir dönemden geçse, doğaya sığınmak ister…

Bir dağ başında yalnız kalmaya, ıssız bucaksız bir denizin kenarında dalgaların sesini dinlemeye ihtiyaç duyar.

Bazen bir kuş sesi, bazen su sesi insana iyi gelir…

Bazen bir kedi, bazen bir at, terapist olarak çıkar insanın karşısına…

Tartışmasız iyi edici bir yanı vardır doğanın insan ruhunda…

Çocuk doğa ile bütünleşebildiği kadar ruhen iyidir; kırlarda koşabildiği, yağmurda yürüyebildiği, ayakları toprağa basabildiği kadar…

 

Peki, doğadan çocuk gelişimi adına nasıl faydalanılabilir?

Doğanın kendine has bir ritmi vardır…

Ve bu ritmin çocuğun duygusal gelişimine katkı sağlayan bir yanı…

Bütün doğa bir orkestra gibi uyum içindedir; “sakin” ve “kararlı”…

Rüzgârın uğultusu, yağmurun şırıltısı, arıların vızıltısı, kuşların kanat çırpışı hep bir uyum halindedir…

İşte insan da kendisinin bu orkestranın bir parçası olduğunu hissedebildiği kadar “sakin” ve “kararlıdır…

 

Örneğin, çam kokulu ağaçların olduğu ormanda çocuğu ile gezen bir baba…

Kelebeklerin peşinden koşan bir anne… Bir yandan temiz havada spor yapmak…

Terleyip yorulduktan sonra sırt üstü yatıp gözlerini kapatıp; kuşların, kelebeklerin, karıncaların, ağustos böceklerinin sesini dinlemek…

Bazen de teninde hafif çiseleyen yağmuru duymak…

En iyi terapistten daha güzel fısıldar rüzgâr insanın kulağına…

En güçlü hipnozdan daha güçlü değişim yaşatır insana kendini bulutlar üstünde hissetmek…

Doğanın iyi edici iksirini doyasıya içerek bu fırsatı kendine tanımalıdır insan…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: