MUTLU OLMAYA KORKUYORUM…

MUTLU OLMAYA KORKUYORUM…
10 Nisan 2018 tarihinde eklendi

Belki bu inancı taşıyan bir çok kişi vardır. Sizde onlardan birisinizdir belki.

Hep kötü şeyler senin başına geliyor gibi hissediyorsun değil mi?

Ne zaman iyi bir şey olacak gibi olsa hemen arkasından üzülüyorsun değil mi?

Sanki her seferinde sevincin kursağında kalıyor gibi değil mi?

Olurda bir şeyler yolunda giderse oturup bunun arkasından ne geleceğini bekliyorsun değil mi?

Sonra bir olumsuzluk olduğunda beklediğin şey doğrulanmış oluyor.

Aslında sistem bu şekilde işlemiyor. Sürekli kötülük senin etrafında tuzak kurup beklemiyor. Mutlu olsun da, hemen gidip hayatını mahvedeyim demiyor, hayat.

Evet, biliyorum ama senin hayatın böyle ilerliyor. Belki binlerce örnek verebilirsin. Ama senin bilmediğin bir şeyi biliyorum. Duymaya hazır mısın? Bu aslında senin elinde olan bir şey. Bunu sen yönetebilirsin. Evet, bunu yapabilirsin.

Bunu nasıl yapacağını sana anlatmadan önce, hep mutsuz olacakmışsın hissi nerden geliyor bunu anlatmalıyım.

Şimdi sen küçük bir çocuksun. Annen çok kaygılı, evhamlı ve koruyucu bir kadın olsun, baban ise çok eleştirel ve herşeye kızabilen fevri biri olsun.

Belki de tam tersidir. Annen ya da babandan birini düşün.

Memnuniyetsiz bir ebeveyn ya da sürekli tedirgin bir ebeveyn veya hep kötü şeyler beni bulur inancı taşıyan bir ebeveynin mutlaka vardır.

Bu ebeveynler bir şekilde sürekli kendi bakış açılarıyla senin nötr olan hayata bakış açını etkilemeye ve sana bunu öğretmeye başlar.

Hep kötü şeyler olacak gibi hisseden bir ebeveyn zaten iyi şeyler olduğunda da mutlu olamaz. Sevinmez bile. Sevinirse yine mutsuz olacak gibi gelir. O yüzden senin de mutluluk deneyinimi destekleyemez ve sana bir olumlu bir model oluşturamaz. Aslında hep kötü şeyler olmazken, iyi şeylere mutsuz olma korkusundan tepki veremez hale gelir.

Bir diğer ebeveyn olan eleştirel ve memnuniyetsiz ebeveyn ise senin başarılı ve birşeyleri yapabiliyor olmanı hissettirecek şekilde seni aynalamaz ve hatta sürekli eksik bir yan bulur. Matematik sınavından 90 aldığında neden 100 almadın der. Sen bir daha ki sefere 100 alırsın ama bu seferde tarih sınavın neden 95 der.

Sense bir çocuk olarak onu memnun edebileceğini sanırsın ve bende bir şeyler yanlış dersin ve daha fazlasını yapmaya çalışırsın ama yine memnun olmaz. Okul ikincisi olursun neden birinci olmadın der.

Aslında bu ebeveyn hiç memnun olmayacaktır ama bunu farkedemezsin. O yüzden yapabildiklerine değilde yapamadıklarına odaklı olursun ve bu işe sürekli mutsuzluk hali demektir. Çünkü yapamadıkların hiç bitmeyecek. Yapabildiklerin ise çok önemsiz olacak.

Ve bir ebeveyn tipi de her şeyden seni sorumlu tutan ve sürekli seninle savaşan ebvenydir. Sanki her şeyi bilmen gerekiyor ve bilmediğin ya da önceden düşünmediğin için sana kötü davranıyordur. Düştüğünde sana kızan, bardağı kırdığında seni azarlayan, hiç bilmen gerekmeyen şeyleri bilmen gerektiğini sana söyleyen bir ebeveyn. Sürekli dikkatli olman gerektiğini hissettiren ve sonuca odaklı bir bakış açısını içsellestiren bir ebeveyn.

Bir diğer tip ise hep neden sonuç ilişkileri kuran bir ebeveyn tipidir. Hava soğuk hasta olursun, soğuk su içersen boğazın şişer, bak öksürüyorsun dün daha kalın giyinmeliydin diyen ve sürekli bu ilişkileri kurmaya çalışan bir ebeveyn de senin hep dikkatli olmanı ve hep bilmen gerektiğini kodlar. Bu yapı içinde büyüdüğünde artık bunlar içinde otomatik olarak işler ve süreç değilde sonuç odaklı bir bakış açısı içselleşir.

 

Ve bazen çocuklukta yaşanmış bazı acı deneyimlerde buna neden olabilir. Taciz, tecavüz, şiddet, alkolik ebeveynler, erken dönem terk edilmeleri, erken ebeveyn kayıpları gibi… Bugününüzün geçmişini anladığımıza göre şimdi anlamamız gereken şey bunların aslında o kişilerle geçerli olduğudur. Şuan da artık çocuklukta mutlu olacakken, mutluluğu engellenmiş çocuğun tekrar engellenme ile yaşayacağı incinmeye dayanamama korkusu mutluluğu engeller hale gelir.

Öyle bir hale gelir ki bu, hep eksiklere odaklı hale gelerek zaten mutsuz olmayı garantilersin. Kitap okuyamayan biriysen ve 20 sayfa kitap okursan, evet 20 sayfa okudum diye sevinmek yerine, 20 sayfa ne ki en az 100 sayfa okumalıydım dersin

Sence böyle mutlu olmak mümkün mü? Eğer sen bugün mutsuz olmaktan korkmazsan mutluluğu yaşamaya başlarsın. Riskleri sıfıra indirerek mutlu olacabileceğini düşünüyorsun biliyorum. Riskler varken bunu yapabilmek önemli olan. Evet mutsuz olabilirim diyebilmekte çözüm.

Yapabildiklerinin hakkını ver. Yapabildiklerini küçümseme, değersizleştirme, başkasıyla kıyaslama kendini ve yaptıklarını.

Ama diyeceksin şimdi biliyorum. O ‘ama’ dedirten şeylere rağmen ve onlar içinde bunu yapmalısın.

 

Ziya Ünlütürk

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: