Çocuklarımızı gerçekten olduğu gibi kabul ediyor muyuz?

Çocuklarımızı gerçekten olduğu gibi kabul ediyor muyuz?
22 Mart 2018 tarihinde eklendi

Çocuğu sevmek elbette ki doğaldır. Şüphesiz anne-babalar çocuklarını çok seviyorlar. Ancak, bir durup düşünelim. Çok sevdiğimiz çocuğumuzu gerçekten olduğu gibi kabul ediyor muyuz?

 

Anne-babalara “Çocuğunuzu seviyor musunuz?” diye sorsak büyük ihtimalle bize kızar ve sorumuzu yadırgarlar. Bize de;

 

“Sevmek ne kelime, onun için ölürüz.”

 

“Çocuk gibisi var mı? Hayatımızın anlamı o.”

 

“Her şey bir yana çocuğumuz bir yana.”

 

“Çocuk bizim hayatımıza neşe getirdi.” gibi cümlelerle cevaplar verirlerdi.

 

Çocuğu sevmek elbette ki doğaldır.

 

Şüphesiz ki anne-babalar çocuklarını çok

 

seviyorlar. Peki sevdiğimizi söylemek kabul etmek anlamına gelir mi?

 

Sevmek ve kabul etmek arasındaki fark nedir?

 

Birini sevmek, onun varlığından hoşlanmaktır. Bize tehdit oluşturmayan, isteklerimize olumlu cevaplar veren, davranışlarıyla bizi dikkate aldığını gösteren, bizimle ilgilenen kişilere sempati duyar; onları severiz. Bu açıdan bakıldığında, sevmek biraz da kazanımlarımızla ilgilidir.

 

Bir insanı kabul etmek, o insanı sevmenin ötesinde bir şeydir.  Sevmek, kabul etmek için yeterli değildir. Kabul etmek daha zahmetlidir ve emek ister. Hatta diyebiliriz ki, birini  gerçek  anlamda kabul etmek için öncelikle kendi  egomuzla yüzleşmek ve egomuzun pürüzlü yanlarından kurtulmak zorundayız.

 

Narsistik egolarımızın en sevdiği şey ötekini reddetmektir. Oysa  gerçek anlamda kabul etmenin özünde saygı duymak yatar. Burada kabul etmekle onaylamayı da birbirine karıştırmamak gerekir.

 

Kabul ediş, kişinin bireysel varoluşuna karışıp müdahale etmeden onun kendisi olma hakkına saygı duymaktır.

Yard. Doç. Dr. Oktay Aydın

Gazetevatan

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: