AŞIRI KORUMACI ANNE BABA TUTUMLARININ ÇOCUK ÜZERİNE ETKİLERİ

AŞIRI KORUMACI ANNE BABA TUTUMLARININ ÇOCUK ÜZERİNE ETKİLERİ
7 Ocak 2018 tarihinde eklendi

Anne babaların çocukları üzerindeki ilk ve en önemli sorumluluğu onları korumaktır.

Ve bu davranış elbette sağlıklı olan ve beklenen davranıştır.

Fakat çocuklarımızı resimde gördüğümüz gibi adeta bir bebek gibi koruyamayız.

Onları bir kafese veya fanusa koyarak sonsuza kadar bakamayız. Her daim onlarla yan yana olamayız.

 

Çocuklar dış dünya ile ne kadar geç karşılaşırlarsa o kadar çok zorlanırlar.

Bu nedenle anne babanın çocuğun kendisini tanımasına, büyümesine, var olmasına, yeri geldiğindeyse ‘hastalanmasına’ müsaade etmesi gerekir.

Hastalanması kısmına açıklık getirmem gerekirse; bilindiği gibi hiç mikropla karşılaşmamış, tamamen steril bir ortamda bağışıklık sistemimiz daha zayıf olacaktır.

 

 

Bu konu ile ilgili pek çok araştırma var. Northwestern Üniversitesi İnsan Biyolojisi Araştırma Laboratuvarı yöneticisi Dr. ThomMcDade’ e göre: “Bebek mikroplarla mücadele etmeyi öğrenmeli.

Onu mikroplardan ayırmak tamamen savunmasız bırakmak demek, iki yaşından sonra hayvan dışkısıyla temas eden çocukların ishal olma riski zamanla azalıyor. Çünkü bağışıklık sistemi mikrobu tanıyor, onunla nasıl savaşacağını öğreniyor. Çocukların belli oranda mikrop ile karşılaşması şart.”

 

Aşırı korumacı tutuma sahip olan anne ve babaların çocuklarındaki en önemli özellik özgüvenlerinin düşük olmasıdır.

Aşırı korumacı bu ebeveynler farkında olarak veya olmayarak çocuğun gelişimine ket vurmaktadırlar.

Bu çocuklar girdikleri sosyal ortamlarda anne babadan onay almadan var olamayan, yetişkin bir birey olduğunda bile kendi kararlarını kendisi veremeyen, risk alamayan, sağlıklı aileler kuramayan, özgüveni düşük ve bağımlı bireyler olurlar

. Üstelik dikkat edin ebeveynlerinden sürekli “Dur, düşersin, yapma” yönergelerini duyan çocuklar daha çok kaza yaşarlar. Sürekli yönerge bekler hale gelir, iletişim kurmakta güçlük çeken, içe kapanık ve aileye bağımlı bireyler olurlar. En önemlisi de yaş ve fiziksel olarak büyümüş olmasına rağmen, duygusal olarak hala çocukluk evresinde gibi davranabilirler.

Bırakın çocuklar düşsün, koşsun, yaralanmayı öğrensin, her zaman sizin yanlarında olmayacağınız bilinci ile büyüsünler.

Bırakın kendini önce kendilerine sora dünyaya kabul ettirsinler. Unutmayalım başarılı olmak her bireyin tutkusudur ve yanlışlar yapılmadan başarıya ulaşılmaz.

Melike Gurbet KARATAŞ

Psikolojik Danışman

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
%d bloggers like this: